Sevgili Dostlar, Sevgili Canlar
Bu forum sayfasını açmadaki amacımızın nedeni, görsel basın furyasından dolayı malesef genel olarak okuma alışkanlığını kayıp etmekteyiz, o nedenle kendi çapımızda insanlarımızı okumaya ve okumak için merak uyandırmayı amaçlamaktayız, bu konuda bizimle güncel ve kültürel konulardaki yazar ve kitaplarını kısa özetleriyle paylaşırsanız birlikte bir nebzede olsa katkı sunmuş oluruz.

Hünkarın deyimi ile "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."

Aydınlığa birlikte yürüyelim ne dersiniz!
Okuyacağımız kitapları, (kafamıza takılanları) ilerki günlerde yazarlarıyla tartışma, eksiğimizi tamamlama, fazlamızı paylaşma yani karşılıklı bilgi alışverişi yapma.
Bu konuda desteğinizi esirgemeyeceğiniz inancıyla sayğıyla selamlıyoruz.

www.igdeli.de

###

BAHÇE BİZİM GÜL BİZDEDİR. Yazar: Erdoğan Çınar

Alevilik pirine, ocağına ikrar ile bağlanmış taliplerin oluşturduğu bir 'yeminli yurttaşlar topluluğu' mudur yoksa bünyesinde ilahi sırlar saklayan bir 'gizem okulu' mu?
"Ma Ana" kimdir ? Aleviler kendilerini neden 'Millete Ma' olarak tanımlıyorlar?
Ma Ana, Mary Ana ve Fatma Ana aynı kutsal varlığın farklı iklimlerdeki adı mıdır?
Erken Hıristiyanlar Bakire Mary'den doğan Tanrının oğlu İsa hikayesini Bu gün Hacı Bektaşi Veli'nin adı ile anılan Karacahöyük Dergahı'ndan mı kopyaladılar?
'Ehli Beyt' sözcüğünün 'Alevi ince yolu' içindeki sırlanmış anlamı nedir?
Ürgüp, Göreme, Avanos ve Ihlara Vadisi'ndeki yeraltı şehirlerini ve kaya yerleşimlerini Roma'nın mağdur ettiği Hıristiyanlar mı yoksa Hıristiyanlığın zulmünden kaçan Karacahöyük Dergahı'nın talipleri mi inşa ettiler?
Alevilikte "mumyalama" var mıdır? Hacı Bektaş Veli Dergahı'nda eski çağdan kalan mumyalar kimlere aittir?
Hacı Bektaşi Veli Dergahı, Eski Çağ'da Seyit Battal Gazi Dergahı'nın kolonisi miydi?
Battal Gazi Dokuzuncu yüzyılda Divriği'de bir Alevi devleti kurdu mu?
Babai katliamı Katolik Kilisesi tarafından tasarlanmış bir soykırım girişimi miydi? Selçuklular bu kanlı operasyonda taşeronluk mu yaptılar?
Alevi mürşitlerine, Alevi pirlerine ait soy ağacı bilgileri neden ortadan kaldırıldı?
Osmanlı Devleti kuruluşunda Alevi miydi?
İflah olmaz bir Alevi düşmanı olan Şah İsmail 'tebdil-i kıyafet' ederek Alevi erkanı içine nasıl girdi?
Bu kitabın yapraklarını çevirirken; mahsur kaldıkları kuytu karanlıkları delerek teker, teker gün yüzüne çıkan Alevi gerçekleri ile tanışacaksınız.
Bu satırların arasında gezinirken, bu toprakların en eski uygarlığının, sonsuzluğun dehlizinde, sanki hiç varolmamış gibi, yitip gitmemek için gösterdiği soylu direnişe tanıklık edeceksiniz.
Göğsünüz kabaracak.
Aleviliğin uzun sürmüş onurlu ve hüzünlü macerasını ak kağıtlar üzerinden ilk kez okuyacaksınız..
Bir ulu ışık düşecek üstünüze, içiniz aydınlanacak.
Yayınevi dizisi: Siyaset ve Ekonomi Dizisi
Basım yılı: 2009
Sayfa adedi: 168
ISBN: 9786055679118

###

ALEVİLİĞİN KÖKLERİ ABDAL MUSA'NIN SIRRI. Yazar: Erdoğan Çınar

Helenler, Latinler ve Bizanslılar bu coğrafyayı binlerce yıl boyunca işgalleri altında tuttular. Bu topraklar üzerinde, su kemerleri, köprüler, tiyatrolar, kamu binaları ve mabetler inşa ettiler. Şehirler, saraylar kurdular, saltanatlar sürdüler. At bindiler, kılıç kuşandılar, ordular düzdüler. Geçmişin istilacıları bu topraklar üzerine doğal olarak kendi hayat tarzlarını, kültürlerini ve inançlarını da yaymaya çalıştılar. Ne var ki Anadolu halkı kendisine dışarıdan dayatılan ithal inanç ve kültürleri asla benimsemedi. Binlerce yıl sürmüş istilalarının sonunda Anadolu'nun kültür hayatında onlara ait ne varsa onlarla beraber, geride hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu. Anadolu'nun birçok yerinde uzun sürmüş işgallerin fiziki kalıntıları bulunmakla beraber, bugün Anadolu insanının yaşayışında, inancında ve kültüründe Helen, Latin ve Bizans etkisine rastlamak hemen hemen imkânsız gibidir. Şairin dediği gibi, bu toprakların 'nazlı, seher-sabah uykularını' parçalayan istilacılar, bir gölge bile bırakmadan geçip gittiler.

Sel gitti kum kaldı. Luvi kültürü bu coğrafyada on bin yıldır varlığını sürdürüyor. Luviler, bu toprakların sesiz sahipleri ve en eski yerlileri aramızda yaşamaya devam ediyorlar. Luviler'in (Kelimeyi özgün hali ile önündeki 'A'yı düşürmeden telaffuz edecek olursak Aluvilerin) bugün adına Aleviler dediğimiz inanç topluluğunun ataları oldukları, yadsınamaz ve inkâr edilemez bir doğru olarak geleneksel bilgilerimizi alt-üst ediyor, ezberlerimizi zorluyor. Hiçbirimiz doğruları ihmal ederek entelektüel dünyanın içinde yer almaya devam etme ayrıcalığına sahip değiliz. Hiç kimse cebindeki bir avuç çöl kumu ile bu muazzam geçmişin, bu görkemli mirasın üzerini ebediyen örtme becerisini gösteremez. Tarih 'gayri kabil-i rücu' olarak yaşandı ve çok gerilerde kaldı. Zaman tünelinde geçmişe yolculuk yapıp, tarihi olayları geleneksel bilgilerimize uygun olarak yeniden biçimlendirmemiz de mümkün değil.

Bütün yalınlığı ile birer birer ortaya çıkan gerçekler karşısında "işte sizin geçmişiniz budur" diyerek önümüze konan hayali ve hamasi safsatalara inanmaya devam etmemiz tarihi değiştirmeyecektir.
Yayınevi dizisi: Adonis Kitaplığı Dizisi
Basım yılı: 2008
Kapak: Karton Kapak
Sayfa adedi: 264
ISBN: 9944115384

###

ALEVİLİĞİN KAYIP BİN YILI (325-1325). Yazar: Erdoğan Çınar

Tarihin en alçak soykırımına karşı koydular. Bizans ordularını sayısız kereler mağlup ettiler. Anadolu'yu bir uçtan bir uca geçerek İstanbul kapılarına dayandılar. Tüm zamanların en soylu direnişini gerçekleştirip Aleviliğin hafızasına kazındılar. Halkın dilinde destan oldular.

Divriği'de devlet kurdular. Bir deprem sonucu başkentleri yıkıldı. Yıkıntılar arasındaki halk hunharca kılıçtan geçirildi. Yenildiler, dağıldılar. Sürgünler ve yangınlar arasında örülmüş yüzyıllar geçirdiler.

Toparlandılar, yeniden bir güç haline geldiler. Haçlı ordularını ardı ardına perişan ederek Anadolu'yu Katolik istilasından kurtardılar. Osmanlı'ya Batı Anadolu'yu ve Balkanları altın bir tepside sundular. Onlara dünya imparatorluğuna giden yolda rehberlik ettiler.

Bunların hepsi geride kaldı. Anadolu'nun kadim halkı Aleviler şimdi kendi yurtlarının yabancıları oldular. İnançları işgal edildi, geçmişleri yağmalandı. Onlar varlıklarını sürdürebilmek için asıl kimliklerini saklamak zorunda kaldılar. İnkar üzerlerine yapışıp kaldı.

Dün Söylenmediği İçin Bugün Unutulan, Şimdi Yazılmazsa Yarın Kaybolacak Olan Tarumar Edilmiş Bir Alevi Tarihi Var...
Yayınevi dizisi: Adonis Kitaplığı Dizisi
Basım yılı: 2007
Kapak: Karton Kapak
Sayfa adedi: 196
ISBN: 9944115117

###

ALEVİLİĞİN GİZLİ TARİHİ / DEMİRİN ÜSTÜNDE KARINCA İZİ. Yazar: Erdoğan Çınar

Aleviliğin İslam coğrafyası içinde güvenlik sorunu yaşadığı karanlık dönemlerde, Alevi erkânını ve inancını sonraki kuşaklara aktarabilmek için zorunlu olarak büründüğü "zahiri kisveler", sonunda Aleviliğin tanımı olarak sunulabilecek kadar Aleviliğin üzerine sinmiştir.

Bu araştırma, Alevilerin korunma güdüsü ile kendileri için oluşturdukları dış kabuğu, Aleviliğin kendisi imiş gibi ortaya koyan yaygın yanlışların hakim olduğu bir iklimde ve zamanda okuyucusuyla buluştu. Araştırmada ortaya konulan, dış kabuğu kırılmış, güvenlik zırhı aşılmış, üzerindeki ayrık otları temizlenmiş bir "Alevi tanımlaması" kısa sürede büyük kabul gördü, ilgi ve övgü seli karşılandı.

Alevilik bir insanlık mirasıdır. Kadim dünyadan bugüne aktarılmış değerli bir armağandır. Bu toprakların en önemli zenginliğidir. Bu zenginliği ortadan kaldırmanın hunhar çabası içinde olmak, bir insanlık ayıbıdır. Alevilik bu yeryüzünün, üzerinde yaşadığımız bu gezegenin gördüğü, büyük ve muhteşem bir rüyadır. Bu görkemli rüyanın devamı olmak, böylesi önemli bir mirasın parçası veya komşusu olmak, bu topraklarda yaşayanların büyük talihidir.

Aleviler Hakk'tan gelen "nida"yı bugüne ulaştırabilmek için ıstıraplarına, kederlerine ve çaresizliklerine sadakat ile bağlı kaldılar. Meşakkatli bir yoldan yürüyerek, olağanüstü büyülü bir dünya kurdular. Bu dünyanın içinde olmaktan mutluyum ve kendimi ödüllendirilmiş sayıyorum.

Gerçekler bizi bu demden, bu cemden, bu yoldan mahrum etmesin.
Yayınevi dizisi: Adonis Kitaplığı Dizisi
Basım yılı: 2007
Kağıt: 2. Hamur
Sayfa adedi: 236
ISBN: 9944115061
Boyut: 16 x 24 cm

###

KAYIP BİR ALECİ EFSANESİ. Yazar: Erdoğan Çınar

Uzak anılar, unutulmaya yüz tutmuş bir geçmişten bugüne ulaşmış nesnel kalıntılar aracılığı ile ıssızda kaybolmuş bir höyüğün tozunun, toprağının arasından başlarını kaldırmışlar "Bütün bunlar yaşandı, bizler gerçektik" diyorlar. Eski bir el yazması kitabın tozlu sayfalarını bir zamanlar var olduklarının delili olarak önümüze sürüyorlar.

Osmanlı İmparatorluğu'nun merkezlerinde bulunan yüz elli milyon belge arasında Pir Sultan Abdal ve onun öncülüğünde gerçekleşen Alevi başkaldırısından söz edilmediği gibi, Osmanlı İmparatorluğu'nun eyaletlerinde özenle tutulan "defter sandıkları"nda da bu türden bir belge ve bilgiye rastlanmıyor.

Olayları kayda alan Bizanslı görevlilerin ve olayların mağdurlarını lanetleyen Ortodoks rahiplerinin geleceğe yolculuk yaparak asırlar sonra Osmanlı İmparatorluk döneminde yaşanacak olaylara şahitlik edip sonra da bu olayları kendi tarihlerinin bir parçası gibi kayıtlarına almış olmaları gibi aşırı zorlanmış bir hayal gücüne, bir bilim-kurgu fantazisine itibar etmezsek, tereddütsüz diyebiliriz ki; Pir Sultan Abdal yedinci yüzyılda yaşadı.

Pir Sultan Abdal'ın yedinci yüzyılda yaşamış gerçek bir tarihi kişilik olan Pir Silvanus olduğu gerçeğine bir kısım Alevi esnaflarının ve geçmişin yalanlarına terzilik etmiş çevrelerin kışkırtıcı cümlelerle tepki vereceklerini ve bu tepkilerini samimi Aleviler üzerine gidermeye çalışacaklarını şimdiden tahmin edebiliriz. Ancak yalan tacirlerinin tezgâhlarındaki o çok kullanılmaktan aşınmış içi boş, hamasi cümlelerin artık nitelikli alıcısı kalmamıştır.
Yayınevi dizisi: Adonis Kitaplığı Dizisi
Basım yılı: 2007
Kapak: Karton Kapak
Sayfa adedi: 210
ISBN: 9944115096

###

Aydin Alkan